MÖ. 1. Yüzyıl, Laodikya - Denizli Laodikya'da arena kan kokuyor. Benthor, seyirciler arasındaki yasak aşkı Tselia'nın gözleri ön...

Gök Mavi

MÖ. 1. Yüzyıl, Laodikya - Denizli

Laodikya'da arena kan kokuyor. Benthor, seyirciler arasındaki yasak aşkı Tselia'nın gözleri önünde azgın boğalarla dövüşüyor. Birkaç tanesinin hakkından gelecek kadar güçlü ancak aslan figürlü tahtta oturan adamın ona yaşama şansı vermeye hiç niyeti yok. Benthor avantaj sağladıkça kapıların açılıp daha fazla boğanın arenaya salınması için işaret ediyor.

Benthor son hakladığı boğadan aldığı yaralarla bitkin dizleri üzerine çöküyor. Artık ayağa kalkacak gücü yok. Tahttaki adam, son darbeyi vurmak için arenanın nam salmış boğası Trondar'ın salınması için elini kaldırıyor. Trondar, halkın sevinç çığlıkları arasında Benthor'a doğru koşmaya başlıyor.

Ağır yaralı Benthor, Trondar ona ulaşamadan yere yığılıyor. Trondar yine de boynuzlarını geçirerek Benthor'un cansız bedenini havaya kaldırıyor ve savuruyor. Halk, krala ve Trondar'a şükranla tezahüratta bulunuyor.

Benthor'un ölümünü kutlayan halkına ve babasına duyduğu nefret ile ağlaması hıçkırığa dönüşen Tselia'nın gözyaşlarının her damlası kanatlanıyor. Onun gözleri gibi gök mavisi birer kuş olup uçuyorlar ve arenanın kum zeminine konuyorlar. Kondukları yerdeki kumlar suya, sular deli dalgalara, dalgalar sele dönüşüyor. Selden harap olan kent sular altında kalıyor. Laodikyada yaşam bitiyor.

Sular durulunca başlayan yağmur damlacıklarının suya çarptığında oluşturdukları minik dalgalanmalar kanatlanıyor, gök mavi kuşlara dönüşüp havalanıyorlar. Tselia'nın gözyaşları kötülüklere karşı sel olmak için uzak diyarlara doğru uçuyorlar.

MS. 2009, Acıgöl – Denizli

Fotoğrafçı yalağı doldurmak için hemen yanındaki kuyudan su çekmek ile meşgulken çıngırak sesleri duyuyor. Sesin geldiği yöne baktığında çobanın sürüsünü yalağa doğru getirdiğini görüyor. Henüz erken saatler olmasına rağmen Denizli kırsalında sıcak kendini hissettiriyor. Su çekmekten vücudunun kaybettiği enerji ve suyu takviye için arabasına gidip gofret ve suyunu alıyor, kaputun üzerine oturup sürünün yaklaşmasını seyrediyor.

Sürünün yalağa varması için geçen zaman, yalaktaki suyu içip bitirmelerini seyretmek ve çobana yalağa niye su doldurduğunu, burada ne yaptığını anlatmak onu Benthor'un boğalarla savaşması kadar yoruyor.

Sürü işini bitirip uzaklaştıgında 5-6 kova daha su çekmeye ancak gücü yetiyor. Arabasına çekilip, fotoğraf makinasının ayarları ile ilgilenirken yolun karşısındaki ormanlık alandan kuşların su içmeye geleceklerini ve güzel pozlar vereceklerini umuyor.

Bir süre bekleyişten sonra aniden gökten bir gözyaşı damlıyor yalağın kenarına. Tselia'nın gözyaşı gök mavisi bir kuşa dönüşüyor. Bu güzellik karşısında fotoğrafçının yüreğinde oluşan dev dalgalar, yaşadığı sevinç seli Laodikya'daki felaketi aratmıyor.






Fotoğraf bilgileri : Gökardıç/Blue Rock Thrush/Monticola solitarius | © Ömer L. Furtun | Denizli,  2009 | Canon EOS 50D, EF 600mm f/4.0 L IS USM + 1.4TC | Arazi arkadaşları: www.trakus.org Denizli kampı

4 yorum:

  1. Eline sağlık aibicim...Çok güzel... Benimle fotoğrafladığın gökardıç yok burada:)

    YanıtlaSil
  2. Fena bağlamışsın koyu :) Çok güzel fotoğraflar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Beğenmene sevindim Ali. Selam ve sevgilerimle.

      Sil
  3. Çok beğendim.Başka fotoğraf yok mu?

    YanıtlaSil

Instagram